Emzirmenin Önemi ve Sonlanması

Ekleyen: Kategori: Genel Henüz Yorum Yapılmamış

emzirme-yazıyla koy

Emzirme…  Kimi anneler bebeğini sütü gelmediği için çok emzirememekten dolayı üzgündür, suçluluk ve bazen yetersizlik duygularını hissetmiştir kimi anneler geceleri bile saat başı kalkıp çocuğunu emzirmekten yorgun düşmüştür.  Bazı anneler sütü varken bebeğinin emmeyi reddetmesinden dolayı ayrı bir burukluk yaşamıştır.  Bu yazımda emzirmenin yararlarını, emzirme ve anne çocuk bağı arasındaki ilişkiyi, ne zamana kadar ve ne sıklıkta emzirmenin daha uygun olacağını ve en çok kaygı yaratan konu olan emzirmenin nasıl sonlanacağını ele aldım.

Emzirme anne ve bebeği arasındaki bağ için çok önemlidir. Ancak emzirirken anne bebekle göz teması kurmuyorsa, çok gerginse, aklından olumsuz düşünceler geçiyorsa emzirmenin bağlanma üzerindeki etkisi tartışılabilir. Emzirirken annenin bebeğiyle tatlı tatlı sohbet etmesi, göz teması kurması, zevk alması ilişkiyi güçlendirecektir.

Bazen olumsuz dış faktörlerden dolayı sütün gelmediği ya da kısa bir süre geldiği durumlar olabiliyor. Anne bebeğiyle ilişkinin bu nedenle tam oturmadığını, eksikliğin çok büyük olduğunu düşünebiliyor. O nedenle bağlanma hakkında detaylı bilgi vermek istiyorum.

Bağlanma, anneye (bakım veren kişiye) yakınlık gerektiren çok sayıdaki davranışsal sistemin aktivitesinin bir ürünüdür (Bowlby, 2013). Ancak bağlanmayı sadece biyolojik fonksiyonlu içgüdüsel bir sosyal davranış olarak tanımlamak yetersizdir. Bağlanma sisteminin amacı yakınlık sağlamanın yanı sıra duygusal olarak uygun ve duyarlı bir bağlanma figürüne erişimdir (Bowlby, 2014).Bebeğin ya da küçük çocuğun annesi ile olan yakınlığının sağlanıp korunması güvenlik ve sevgi duygularına; ilişkideki kesinti ise kaygı, kızgınlık ya da öfke duygularına yol açmaktadır. Bu nedenle Bowlby bağlanmanın duygusal bir bağ olduğunu düşünmektedir (Hazan, & Shaver, 1994). Bağlanma kuramının öncüsü Bowlby, 1951 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından hazırlatılan raporda, bebeğin ya da küçük çocuğun annesi  (bakım veren kişi) ile doyuma ulaştığı ve keyif aldığı; sıcak, samimi ve istikrarlı bir ilişkinin akıl sağlığı için birinci derecede önemli olduğunu belirtmiştir (Bowlby, 2014).  Ainsworth ve Bowlby’e (1991) göre, bağlanma davranışı yemek yemek ve cinsellik kadar önemlidir ve insan davranışının en temel bileşenidir. Bağlanma davranışının en kolay aktive olduğu dönem 6 aydan 5 yaşına kadar uzanmaktadır. Bu yaş aralığı, bağlanma figürünün ulaşılabilir olmasına yönelik beklentilerin gelişimi açısından da en hassas dönemdir. Tabi ki bu hassasiyet zamanla azalsa da 5 yaşından sonraki 10 yılda da devam etmektedir (Bowlby, 2014). O nedenle tek bir noktaya odaklanarak diğer yapacaklarımız için motivasyonumuzu düşürmemeliyiz. Çünkü güvensiz, kaygılı, kaçınmacı bağlanma beraberinde farklı psikolojik rahatsızlıkları getirmektedir. Bağlanma için bebeğin de iletişime açık olması diğer önemli koşuldur.

Yaşamımızın ortalama ilk bir buçuk yılı oral dönemdir; ağzımızla haz aldığımız, çoğu şeyi ağza alarak keşfettiğimiz dönem. Gelişim dönemlerini göz önde bulundurduğumuzda bir buçuk yaşından sonra devam eden emzirmelerin çocuk için bağımlılık ve saplantı haline gelebileceğini düşünebiliriz. Ortalama bir buçuk yaşında aşamalı olarak emzirmeyi sonlandırmak uygun olacaktır.

Emzirmenin sonlanması için sadece bebeği hazırlamak yetmez; annenin de psikolojik olarak bu sürece kendini hazırlaması gerekmektedir. İlişkilerinde bir kopukluk olacağını düşünmek ve bu düşüncenin beraberinde ortaya çıkan kaygı, korku duyguları annenin istikrarlı ilerlemesine çoğu zaman engel olmaktadır. Emzirmeyi çocuğunuzun yeni gelişim basamağına geçtiğini düşünerek sonlandırırsanız içiniz daha rahat edebilir.

Emzirmeyi sonlandırmadan önce çok sık ve düzensiz emziren anneler ilk başta öğünlerden sonra emzirmeyi alışkanlık haline getirebilir. Özellikle emzirme bir uyku rutini ise yeni bir uyku rutini –ılık bir duş, hafif bir müzik, dikkat süresi uzunsa masal anlatma gibi- kazandırmakla bu sürece başlamak daha iyi olacaktır.

Çocuk ya da yetişkin hiç fark etmez. Hayatımızda ani değişikler yapmak yerine hedefe giden yolu basamak basamak aşmak daha sağlıklı olacaktır. O nedenle örneğin 3 gün gibi kısa aralıklarla çocuğunuzu emzirdiğiniz bir öğünü ortadan kaldırmanızı tavsiye ederim. Özellikle tüm gün bakımını anne karşılıyorsa ya da çalışan anneler için hafta sonları öğlen saatlerinde açık hava aktivitelerinizi arttırmanız süreci kolaylaştıracaktır.

 

Uzm. Psikolog ve Aile Danışmanı

Pelin EKEMEN

Kaynakça

Bowlby, J. (2013). Bağlanma. (T. V. Soylu, Çev.). İstanbul: Pinhan Yayıncılık. (Orijinal çalışma basım tarihi 1969).

Bowlby, J. (2014). Ayrılma. (M. Günay, Çev.). İstanbul: Pinhan Yayıncılık. (Orijinal çalışma basım tarihi 1973).

Hazan, C.,& Shaver, P. R. (1994). Attachment as an organizational framework for research on close relationship. Psychological Inquiry, 5 (1), 1-22.

Evet, ne düşünüyorsunuz?