Kimlik Arayışının ve Soyut Düşünmenin Başlangıcı: Ergenlik Dönemi

Ekleyen: Kategori: Genel Henüz Yorum Yapılmamış

ergenlik

Hata yapmanın verdiği üzüntü bir yana yaşayamadıklarına duyduğu üzüntü bir yana… Tam mutluluğun zirvesindeyken arkadaşından gelen olumsuz bir yorumla tepetaklak gelmek ayrı konu. Ebeveynlerin uyarılarının, öğütlerinin verdiği sıkıntı anlatılamaz zaten. Modayı takip etmek popüler olma çabasının yorgunluğu çok başka!

Ergenlik dönemi denildiği anda çoğumuz eyvah deriz. Evet çocuklarınıza ulaşamadığınızı düşündüğünüz, yanlış bir şey yapar mı çok konuşup anlatmıyor diye endişelendiğiniz, ani patlamalarla karşılaştığınız, daha çok arkadaşlarıyla vakit geçiriyor diye özlediğiniz, üzüntülerine çare olamıyorsunuz diye hüzünlendiğiniz bir dönem. Ama her yaşın ayrı güzelliği yok muydu? Bu yazımda ergenlik döneminin özelliklerini göz önünde bulundurarak genç bireylerle iletişimde nelere dikkat edersek daha sağlıklı bir ilişkimiz olur, ergenlik döneminde gelişen yönler neler onlara değineceğim.

Ayna karşısında geçirilen vakit ne çok artıyor değil mi? Çünkü bu yaşta sahne etkisi vardır. Tüm gözlerin hep onlarda olduğunu düşünürler. Dış görünüş, popüler olma gündemdedir. Adeta benlik karmaşası yaşanır. Karşı cinse olan ilgi artabilir, özel paylaşımları olsun isteyebilirler. Anne baba olarak şu konuda farkındalık yaratabilirisiniz: herkesin bir kız/erkek arkadaşı var benim de olsun mu diyor yoksa arkadaşının hoşuna giden kişilik özellikleri, ilgi alanları mı var, sohbet edebiliyorlar mı? Bu dönemde cinsel bilgilendirme çok önemlidir. İnternetle bir pek çok bilgi ellerinin altlarında. Peki hangi bilgi sapkın hangisi sağlıklı nasıl ayırt edecek? Cevabı sizin attığınız temelle. Açıklama yaparken Prof. Dr. Z. Bengi Semerci’nin “Çocuklarımızla Cinsellik Hakkında Nasıl Konuşalım?” isimli kitabından yararlanabilirsiniz.

Sigara/alkol kullanımı ile toplum içinde bir gruba ait olmaya çalışma, sosyal medyaya bu maddelerle fotoğraf koyma ve daha çekici, eğlenceli görünme arada olabiliyor. Bunun yerine bir spor dalında ilerleme ya da spor alışkanlığının olması,  edebiyatta üretim, bir müzik aleti çalma, beste yapma, çevreyi koruma ile ilgili projeler üretmeye vurgu yapılabilir.

Manevi anlamda çocuklarınızın tatmin olup olmadığı ve tutumlarınız çok kritik. Eksikliklerin de etkisiyle çocuklar yanlış ilişkiler yaşamaya ve ailelerine yalan söylemeye başlayabilirler. 14 yaşında bir kız çocuğuyla yaptığım görüşmede çarpıcı bir cümle duymuştum. Anne babası ayrıydı, annesi, anneannesi ve dayısıyla yaşıyordu. Annesi kaygı bozukluğu, babası şizofreni nedeniyle tedavi görüyordu. Anneanne ve dayı aşırı otoriter ve dayı uygunsuz davranışlarını gördüğünde cezalar veriyordu. Çocuk dış görünüşünden memnun değildi, erkek arkadaşlarının dalga geçmesine çok üzülüyordu. İnternet üzerinden tanıştığı kendisinden yaşça büyük biriyle buluşmasını anlatıyordu. “Vedalaşırken bana sarıldı. Çok hoşuma gitti sarılması. Kendimi ilk defa çok değerli hissetim.” dedi.

“Beni kimse anlamıyor!” “Bana bir şey olmaz” bu dönemde çok kullanılan ifadelerdir. Öğüt verici şekilde konuşmalarımız ara ara olsa da daha çok yargılamadan onu anladığınızı ifade edin, edin ki duygularını sizinle paylaşsın; “Ne yapsan senin için daha iyi olabilir?” diye sorun, çözümlerini kendi üretsin. Sınır mutlaka koyun. Aşırı otorite olmaktan farklıdır sınır koyan anne baba olmak. Ergenlik dönemi “bana karışamazsınız” deme zamanı değil, sorumluluk alma zamanı olsun.

Çocukların farklı yaşlardaki zihinsel gelişimlerini inceleyen Piaget’e göre 11 yaşından sonra soyut işlem dönemi başlıyor. Mantıksal çıkarımların yapılabildiği, hipotezlerin üretilip test edilebildiği bu yaşlarda fikir alışverişine açık olurlar (Yavuzer, 2012). Siyasi, sosyal, dini konularda sohbet edin, fikirlerine kulak verin. Teknoloji bilgilerinden yararlanabilirsiniz. Mizah anlayışları sizi şaşırtabilir. En önemlisi kaç yaşında olursa olsunlar çocuklarınıza güvenin. Kendilerini geri çekseler de sarılmanın gücünü unutmayın.

 

Uzm. Psikolog ve Aile Danışmanı

Pelin EKEMEN

 

 

Kaynak

Semerci, Z. B. (2014). Çocuklarımızla Cinsellik Hakkında Nasıl Konuşalım? (5. Baskı). İstanbul: Alfa

Yavuzer, H. (2012). Çocuk Pskolojisi (35. Baskı). İstanbul: Remzi Kitabevi.

 

Evet, ne düşünüyorsunuz?