ÖĞRENİLMİŞ ÇARESİZLİK VE BAŞARI

Ekleyen: Kategori: Genel Henüz Yorum Yapılmamış

sınırları kafanda sen çiziyorsun

Çocuğunuz başarmak için, keşfetmek için konfor alanının dışına çıkıyor mu? Kendisini nasıl bir kişi olarak tanımlıyor? Başarılı/başarısız, mücadeleci/çabuk pes eden, girişimci/çekingen? Başarılı olması, adım atması için aklında olgunlaşmasını beklediği koşullar mı var? Ocak ayı yazımın konusu başarı ile yakından ilişkili olan öğrenilmiş çaresizlik psikolojisi… Peki, nedir bu öğrenilmiş çaresizlik bir bakalım.

Öğrenilmiş çaresizlik, başarısızlıkla sonuçlanan birkaç denemeden sonra kişinin sonucu değiştiremeyeceğini düşünmesi, benzer durumlarda da başarısız olacağını düşünmesi ve koşullar değişse de başarmak için tekrar çabalamamasıdır.

Birey, davranış ve davranışın sonuçları arasında herhangi bir bağ olmadığını fark ettiğinde nedenlerini üç farklı kaynağa (boyuta) yüklüyor: içsel-dışsal, değişmez-değişir, genel-özel. Birey davranışının nedenini çaba, yetenek, kişilik özelliği gibi kendine ilişkin değişkenlere, ya da şans, işin zorluk derecesi, ortamın özellikleri gibi kendisi dışındaki değişkenlere yüklüyorsa içsel-dışsal nedensel yükleme boyutu söz konusudur. Değişmez-değişir nedensel yükleme boyutunda; davranış ve sonuç arasındaki bağlantısızlığın zaman içinde değişkenliği değerlendiriliyor. Genel-özel nedensel yükleme boyutunda ise bu bağlantısızlığın nedeninin, sözü edilen özel ortamda ya da diğer benzer ortamlarda da geçerliliği araştırılıyor (Abramson, Seligman, Teasdale, 1978; Kök, 1992).

Kullanılan nedensel yükleme boyutuna göre öğrenilmiş çaresizliğin ortaya çıkıp çıkmayacağı belirleniyor. Bir araştırmada üçüncü, dördüncü ve beşinci sınıf öğrencilerinin 1 yıl içinde 5 kez depresif belirtileri, yaşam olayları, açıklama biçimleri ölçülüyor ve okul başarıları gözleniyor. Öğrenilmiş çaresizlik kuramı çerçevesinde beklenildiği gibi açıklama biçimleri, depresyon düzeyi ve okul başarısı ile ilişkili bulunuyor (Nolen-Hoeksema, Girgus ve Seligman, 1986). Örneğin, bir çocuk sürekli başarısını şansa bağlıyorsa, çabalasa da yapamayacağını düşünüyorsa, sadece o günkü sınavda değil de her zaman başarısız olduğunu düşünüyorsa bu çocuğun depresyon derecesinin yüksek, okul başarısının ise düşük olduğu görülüyor.

Dweck ve Reppucci (1973) çalışmalarında, çocukların davranışları ve başarı durumları arasındaki ilişkiyi nasıl algıladıklarını araştırıyor. İlkokul 5. sınıf öğrencileri ile yürütülen bu çalışmada, daha az çaba gösterenlerin ve sonuçlarla ilgili daha az sorumluluk üstlenenlerin başarı durumunu bir becerinin varlığına ya da yokluğuna dayandırdığı ve kız çocuklarının başarısızlığa uğradıkça performanslarının bozulmaya daha eğilimli olduğu görülüyor.

Yaşla birlikte çaresizliğe olan duyarlılığın arttığını gösteren çalışmalar da mevcut. Örneğin, Parsons ve Ruble (1977), 3-11 yaş arasındaki çocuklarda büyük olanların yaşadıkları başarı ve başarısızlıkların gelecekteki beklentilerini daha çok etkilediklerini ve küçük çocukların beceri seviyesi gibi değişmez nedensel yüklemeler yapmadıklarını buluyor (Rholes et al., 1980). Yaşla birlikte görülen bu değişiklikte acaba yetişkinlerin çocuklara verdiği mesajların payı ne kadar?

Gelelim biz yetişkinlerin çocukların gelişimi için neler yapabileceğine… Çocuklarımızın performansını neye bağladığını karşılıklı oturup inceleyebiliriz. Pastadaki en büyük payı çabaya mı, yeteneklerine mi, şansa mı ayırıyor? Ara ara geribildirim vermemiz iyi gelecektir. Tabi bunu suçlayıcı, yargılayan cümlelerle yapmayacağız. Bu konuşma duygusal zekanın gelişimi için de çok önemlidir ve aslında hepimizin geribildirim almaya ihtiyacı vardır. Farklı açıdan bakabilmesini, olumsuz inançları içinde boğulmamasını sağlayabiliriz. Motivasyonunu arttırmak için önceki başarıları hakkında konuşabiliriz. Ayrıca çok başarılı olduğu bir sınavı, konser salonunda harika bir şekilde keman çaldığı ve herkesin onu alkışladığı bir anı hayal etmesini isteyebiliriz.

 

 

Uzm. Psk. ve Aile Dan.

Pelin EKEMEN

 

 

 

Kaynak

Abramson, L.Y., Seligman, M.E.P., & Teasdale, J. (1978). Learned helplessness in

humans: Critique and reformulation. Journal of Abnormal Psychology, 87, 49-74.

Kök, M. (1992). Psikolojik danışmanın dezavantajlı çocukların öğrenilmiş çaresizlik, benlik tasarımı ve genel kaygı düzeylerine etkisi. Doktora tezi, Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü.

Nolen-Hoeksema, S., Girgus, J. S., & Seligaman, M. E. P. (1986). Learned helplessness in children: A longitudinal study of depression, achievement, and explanatory style. Journal of Personality and Social Psychology, 51 (2), 435-442.

Rholes, W. S., Blackwell, J., Jordan, C., & Walters, C. (1980). A developmental study of learned helplessness. Developmental Psychology, 16 (6),

Evet, ne düşünüyorsunuz?