Sorumluluk Sahibi Bir Kişilik Nasıl Oluşur?

Ekleyen: Kategori: Genel Henüz Yorum Yapılmamış

sorumluluk-çocuk

Ahlaki değerler, vicdan, iyi-kötü, doğru-yanlış ayrımı çocuklarda genellikle 3 yaş sonrasında anne-baba ya da bakım veren diğer kişilerin müdahaleleri, örnek oluşları ile öne çıkar. Her anne baba çocuğunu yetiştirirken sadakat, dürüstlük, saygı, sabır gibi değerleri kazandırmak ister. Kişinin davranışlarını veya yaptığı işlerin sonuçlarını üstlenmesi anlamına gelen sorumluluk da bu değerlerden biridir. Peki sorumluluk sahibi bir kişilik zamanla nasıl oluşur? Bu yazımda çocuklara nasıl destek olacağımıza değiniyorum.

Çocuğunuzun hata yapmasına izin verin ve hatalarını dürüstçe kabul etmesi için ona model olun. Bu şekilde hem girişimci ruhunu kaybetmeyecek, hem de sorumluluk almaya başlayacaktır. Kendi becerilerini keşfedip geliştirmesi, özgün bir birey olabilmesi için bu şarttır.

Problemlerini çocuğunuzun yerine çözerek onun sıkılmasına, üzülmesine engel olduğunuzu; onu koruduğunuzu düşünüyor olabilirsiniz. Aslında onun hayal gücünü sınırlandırıyor, duyguları doğal bir şekilde yaşamasına engel oluyor, problem çözme becerisini geliştirmesi için fırsat tanımıyorsunuz.

Zekanın tanımı yapılırken sadece IQ seviyesi göz önünde bulundurulmaz. Bireyin içinde bulunduğu koşullara ne derece uyum sağlayabildiği de değerlendirilir. Kendi kendine yeten bireyler yetiştirmek için çocuklar davranışlarının sonuçlarıyla karşı karşıya gelmelidir.

Tabi ki anne baba olarak yardıma hazır olduğunuzu belirtmelisiniz. Vurgulanacak nokta, problemi çocuğun çözeceği, ebeveynlerin ise destek olacağı olmalıdır. Ödevlerini yapmadıysa gece yarısına kadar çocuğun ödevlerini hızla yapmak yerine problem ayrıştırması yapıp ertesi gün öğretmeni ile bu konuda konuşması sağlanmalıdır. Yaptığımız ödevler sadece anı kurtarır. İleriye yönelik problemleri ise besler.

Okul başarısızlığı nedeniyle danışmaya gelen bazı çocukların ebeveynlerinden şu sözleri duyuyorum “Kızım/oğlumdan tek istediğim derslerine çalışması. Onun tek görevi okulunda başarılı olması. Başka hiçbir beklentimiz yok. ” Çocuğun gelişimini bir bütün olarak düşünmeliyiz. Çocuklara hazır olarak sunduğumuz çoğu şey bize zarar olarak dönebilir. Mutluluk, özgüven, yeterlilik gibi duyguları hissedebilmesi için yaşamın her alanında sorumluluklar verilmelidir. Çiçekleri sulamak, evcil hayvanını beslemek, evdeki sütün bitip bitmediğini kontrol etmek, sofraya peçeteleri ve kaşıkları götürmek, çamaşır makinesini boşaltmak… gibi çocuğun yaşına uygun olacak şekilde evde de görev dağılımı olabilir.

Sorumluluk sahibi bir çocuk yetiştirirken kurduğumuz cümlelere, beden dilimize de dikkat etmemiz gerekir. Aşırı korumacı bir tutum sergilemek kadar aşırı otoriter bir tutum da tehlikeli olacaktır. “Ben senin iyiliğini düşünüyorum, televizyonu kapa, hemen ödevlerini bitir” gibi emir cümleleri, matematik sınavında 80’den aşağı not alırsan o çok istediğin bilgisayar oyununu unut gibi tehdit edici cümleleri, uzun uzun anlatılan öğütleri, “neden” ile başlayan soru cümlelerini, “Bir gün de ben uyarmadan yap da gözlerimi yaşart” gibi yargılayıcı, eleştirel ve genelleme yaptığımız cümleleri bir kenara bırakalım.

Peki nasıl iletişim kurmalıyız? Nasıl cümlelerle rehber olabiliriz? Göz teması kurup dinleyerek, eleştirmek yerine geri bildirim vererek, geri bildirim sırasında da geliştirmesi gereken noktalar kadar olumlu yanlara da vurgu yaparak, duygusunu paylaşarak, oyun oynayarak, rol canlandırmalar yaparak ve en önemlisi ayrı bir birey olduğunu kabul edip koşulsuz sevgi ve saygı duyarak sağlıklı bir iletişim kurabilir, gelişimine katkı sağlayabiliriz.

 

                                                                                                                            Uzm. Psikolog ve Aile Danışmanı

                                                                                                                                             Pelin EKEMEN

 

 

Evet, ne düşünüyorsunuz?