Umut Etmek Güzeldir!

Ekleyen: Kategori: Genel Henüz Yorum Yapılmamış

İNCİ KEFALİ

 

“Hayal gücü olmayan insanın kanatları yoktur.”

Muhammed Ali

Bu yazımda umutlu bireyler miyiz, hayaller kuruyor muyuz, hayallerimiz hedeflerimiz oluyor mu, bunlar için çabalıyor muyuz diye düşünelim istedim. Arthur Schopenhauer’un dediği gibi umut yaşamı anlamlandırıyor. Umut olmadan yaşam anlamsız ve bir o kadar da değersiz. Peki siz hayatınızın anlamını buldunuz mu?

Umut üç bileşenden oluşuyor: hedefler, motive edici düşünme ve hedefe giden yolları planlayabilme. Çok umutlu bireylerin hedef koymak ve bu hedefleri takip etmek için yüksek irade gücüne sahip olduğu ve beklenmedik olayları hesap ederek pek çok rota üretebildikleri görülüyor (Snyder, 2000; Snyder, Hoza, Pelham, & Rapoff, 1997; Snyder & Lopez, 2002; Akt. Avey, Patera & West, 2006).

Bazen hata yapmaktan korktuğumuz için hiç girişmediğimiz, bazen engellerle uğraşmak istemediğimiz kaçtığımız işlerimiz olur. Halbuki açılmamış kanatların büyüklüğü bilinmezmiş. Mümin Sekman (2007) Her Şey Seninle Başlar isimli kitabında öyle diyor. Bir de “Tereddütlerinizin kafanızdan ayağınıza inmemesi gerekir. Yorulsanız da yola devam etmeniz gerekir.” diye ekliyor yazar.

Bir de hayalini kurduğumuz şeylere ulaşmak için yapılan planlar, harcanan enerji kısacası yolculuğun ta kendisi insana çok daha fazla haz veriyor diye düşünüyorum. Sosyal Girişimci Prof. Dr. Mustafa Sarı’nın “İnci Kefalleri Asla Geri Dönmez” başlıklı TEDx konuşmasını dinlemenizi tavsiye ederim.  Konuşmacı hayatını derelerdeki akıntının tersine üremek için Van Gölü’nden ırmaklara küçük çağlayanları sıçrayıp aşarak göç eden, başka hiçbir yerde yaşamayan Van Gölü’ndeki kefallere benzetiyor. İnci kefalleri de somon balıkları gibi göçü izlenebilen nadir balıklardanmış.  Konuşmacı “İnci kefali gibi vazgeçme, umut et. Çünkü ben mücadele etmeyi inci kefalinden öğrendim, inci kefali asla geri dönmez” diyor. Van Gölü inci kefalinin kaçak balıkçılıktan korunması için başta devlet ve köylülerle uzlaşamayan, öldürülme riskine rağmen ona inanan karısıyla ve çocuklarıyla Van’da kalmaya devam eden, köylüleri kendi imkanları ile bilinçlendirmek için eğitimler hazırlayan Mustafa Sarı konuşmanın sonunda Tevfik Fikret’in şu dizelerine yer veriyor:

“Koşan elbet varır; düşen kalkar;

Kara taştan su damla damla akar,

Birikir, sonra bir gümüş göl olur;

Arayan hakkı en sonunda  bulur…”

Çocuklarımıza ne kadar iyi model oluyoruz bu konuda biraz düşünelim. Çünkü umutlu bireyleri daha mutlu, daha üretken ve daha sağlıklı gözlemlemekteyim. Çocuklarınız neyi gerçekten çok istediği, sevdiği, zevk aldığı için yapıyor; çaba gösterdiği hedefi var mı, pes ediyor mu yeni yollar arıyor mu bir bakalım.

 

Uzm. Psikolog ve Aile Danışmanı

Pelin EKEMEN

 

Kaynak

Avey, J. B., Patera, J. L., & West, B. J. (2006). The implications of positive psychological capital on employee absenteeism.   Journal of Leadership and Organizational Studies,  13, 42-60.

Sarı, M. (2017). “İnci Kefalleri Asla Geri Dönmez.” (https://www.youtube.com/watch?v=9H_YsX9d2X0, 4 Haziran 2018 tarihinde erişildi.

Sekman, M. (2007). Her Şey Seninle Başlar. İstanbul: Alfa.

 

 

Evet, ne düşünüyorsunuz?